Erbakan hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi: Hep aynı hikayeler, enflasyonun düşeceği falan yok


Bursa’ya gelen Tekrardan Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, hususi bir otelde düzenlenen görüşmede basın mensupları ile bir araya geldi. Toplantıya Tekrardan Refah Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Talibi Sedat Yalçın, Tekrardan Refah Partisi İl Başkanı Murat Kolancı ile ilçe belediye başkan adayları da katıldı.

“HİÇ KİMSENİN GÖLGESİNDE YÜRÜYEN BİR PARTİ DEĞİLİZ”

Siyasal tavrının net bulunduğunu ve 31 Mart’ta gerçekleştirilecek mahalli seçimlere kimsenin gölgesi altında girmeyeceklerini söyleyen Erbakan, hiçbir ittifakta yer almadıklarının altını çizerek, “Yararlı icraatlarda, milletin hayrına olacak adımlarda da destek olduk. Bundan sonrasında da gene aynı tavrımıza devam edeceğiz. Muhalefetin de iktidarın da hangi partiden olursa olsun, doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyeceğiz. Doğrunun yanında duracağız. Doğal asla kimsenin gölgesinde yürüyen bir parti değiliz. Kendi gücüyle, kendi adaylarıyla, kendi logosuyla, kendi seçim kampanyasıyla, müstakil bir halde seçimlere giriyoruz ve milletimizin desteğini istiyoruz. Dolayısıyla asla kimsenin gölgesinde değil, Ulusal Görüş çizgisindeyiz” diye konuştu.

“HEP AYNI HİKAYELER AMA ENFLASYONUN DÜŞECEĞİ FALAN YOK”

Hükümetin izlediği iktisat politikasını da eleştiren Erbakan, “Türkiye’de ürettiğin bir ürünü, üretmek için kullandığın ham maddenin malzemesinin yüzde 82’sini ithal ediyorsun. Yerli malı, Türk malı damgası ürün, yüzde 82 oranında ithal. Dış tecim açığı 110 milyar dolar. İthalata bağımlı ekonomide, döviz arttıkça enflasyon da patlayacak anlamına gelir. Her bahar, ‘Bu bahar enflasyon düşüyor.’ Her yaz, ‘Bu yaz sonu enflasyon düşüyor.’ Her yıl, ‘Bu yıl sonunda enflasyon düşüyor.’ Hep aynı hikayeler fakat enflasyonun düşeceği falan yok. Bir kere Merkez Bankası, ‘Yıl sonunda dolar 40 lira olacak’ diyor. Orta vadeli programda, hükümet, ‘Yıl sonunda dolar 45 lira olacak’ diyor. Doların 45 lira olduğu bir ülkede enflasyon düşer mi Tanrı aşkına? Bu şartlarda açlık sınırı, 19 bin lirayı geçmiş. Yoksulluk sınırı, 53 bin lira olmuş. Siz emekliye 10 bin lira maaş veriyorsunuz. İşçiye 17 bin veriyorsunuz. Aslına bakarsan tüm asgari ücretli ve milyonlarca emekli, açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının altında. Türkiye’de kaç hanenin evine ayda 53 bin liradan fazla bir gelir giriyor? Halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 44’ü de aç. Bunun göstergesi, ispatı; kredi kartı ve banka kredisi borçlarıdır” diye konuştu.

“AHLAKLI BELEDİYECİLİK BEREKET DEMEKTİR”

Mahalli yönetimlerin önemine dikkat çeken Erbakan, Ulusal Görüş ve ahlaklı belediyeciliğin hem de bolluk bulunduğunu söyleyerek, “1995’te Konya Büyükşehir Belediyesi ne yapmış oldu? Hükümete çağrıda bulunmuş oldu, ‘Kendimden önceki tüm borçları ödedim. Üzerine hizmetlerimi de yaptım. Üzerine bir de para birikti. Eğer hükümet olarak paraya ihtiyacınız var ise, Dünya Bankası’ndan, IMF’den faizle borç almayın” dedi. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Aynı belediye, aynı kent, gömleği çıkarınca bu sefer 1 ayda borç faizine verdiği para, 6 bin çalışanının maaşından daha çok. Boğazına kadar borca batmış. Fakat Ulusal Görüş’ün ahlaklı belediyeciliği demek; denk bütçe anlamına gelir, borç ve faiz olmaması anlamına gelir ve bolluk anlamına gelir” dedi.

Erdem Aksoy

Tekrardan Refah Partisi Fatih Erbakan Finans Siyaset Iktisat Güncel Haberler

Related Posts